Edit Content

ERP

Edit Content
Click on the Edit Content button to edit/add the content.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM, İŞ DÜNYASI, ÜRETİM & TEKNOLOJİ

Endüstri 4.0 ve KOBİ’ler

Dördüncü Endüstriyel Devrim gerçekleşeceği önceden haber verilen ilk sanayi devrimi. Endüstri 4.0, yeni bir devrim, bir toplumsal dönüşüm modeli. Dünyanın bütün toplumlarını değiştirecek yeni bir düzen kurulmak üzere. Dünya kendisini geleceğe taşıyacak sürdürülebilir bir ekonomik oyun planı arayışında. Bu koşullarda da her yurtseverin aklına şu sorular geliyor doğallıkla:

• Türkiye kurulmakta olan yeni dünya düzeni içinde istediği yere ulaşabilir mı?

• Kaynakların giderek kıtlaştığı bir dünyada hak ettiği geliri, onuruyla ve kendi gücüyle kazanıp, çevre ya da uydu ülke olmaktan kurtulup merkez ülke konumuna yükselebilecek mi?

• Endüstri 4.0’a ne kadar uzaktayız?

Kimilerine göre Endüstri 2.5 kimilerine göre 3.0’dayız. Küresel koşulları şekillendirebilecek güçteki ülkeler bir süredir bu konu üzerinde çalışıyorlar, ama henüz kimse amaçlarına tam olarak ulaşmış değil. Başka bir deyişle henüz fırsatlar var. Yola erken çıkmış ülkelerin tümünde bu yöndeki çalışmaları sürükleyici, birleştirici bir inisiyatif, stratejik plan ve devlet politikası var. Farklı adlandırmalar ve mottolar benimsemiş olsalar da genel olarak odaklandıkları konu, KOBİ’ler. Çünkü dünya’da 125 Milyon KOBİ var ve küresel istihdamı ağırlıklı olarak bu işletmeler sağlıyor. Ekonomisinin % 99’u KOBİ’lerden oluşan tek ülke biz değiliz. Almanya’da, toplam iş hacmi 6 trilyon Avro’nun üzerinde 2.2 milyon işletmenin %99’u KOBİ. Bu ülkede KOBİ’ler toplam istihdamın %60’ını sağlarken, toplam iş hacminin de %34’ünü üretiyor. Ne var
ki, Endüstri 4.0 atılımında öncülük yapan Almanya’da bile, KOBİ’ler Endüstri 4.0 konusunda isteksiz ve ilerleme beklenen düzeyde değil. Bu nedenle, Almanya’da KOBİ’lerin karşı karşıya oldukları güçlükler araştırılmış ve özetle şu bulgulara ulaşılmış:

1. KOBİ’ler Endüstri 4.0 uygulamalarını gerçekleştirecek bilişim teknolojilerine, altyapıya, veri ve sistem mimarilerine yatırım yapamıyorlar. Bu yatırımı gerekçelendirecek açık bir iş modeli geliştiremiyorlar.

2. Kurumlarında bölümler arası eşgüdümü sağlamakta güçlük çekiyorlar. Ar-Ge, üretim, satış, bilgi işlem ve finans bölümleri birbirlerinden kopuk silolar biçimde çalışıyorlar. Böyle olduğunda Endüstri 4.0 stratejisini ve projelerini kurumun bütününde yönetmek güçleşiyor.

3. Radikal bir dönüşüm için cesaretleri yok, çünkü Endüstri 4.0’ın uygulamalarını kullanabilip çalıştırabilecek nitelikli işgücüne sahip değiller.

4. KOBİ’ler bilgi işlem gereksinimlerini ve yazılım sistemlerini dış tedarikçilerden karşılamak zorundalar. Buna karşın verilerinin bu iş ortakları tarafından yeterince korunup korunmadığı konusunda emin değiller. Siber güvenlikle ilgili endişeleri var.

Bu güçlükler eminim herkese çok tanıdık gelmiştir. Sorunlar benziyorsa önde giden ülkelerin yanlışlarından öğrenerek daha doğru bir yol haritası belirleme şansımız olabilir. KOBİ’lerin bu devrime ayak uydurabilmesi için “Almanya, Çin, ABD, Güney Kore gibi ülkeler neler yapıyor?, Türkiye ne yapmalı?” gibi soruların yanıtları başka birçok yazıda irdelenebilecek denli geniş konular. Ancak gerçekleştirilen çalışmaların ortak yönleri ve temel başlıkları kısaca şöyle:

• KOBİ’lerin sayısal ticarette küresel anlamda kendi başlarına var olmalarını sağlayıcı uygulamalar,

• Almanya’nın “Mittelstand 4.0” hareketi gibi ülke çapında bölgesel yeterlik geliştirme merkezleri (competence centers), deneme/öğrenme/test için özel düzenlenmiş üretim tesisleri– “denemelerini, burada yap, elemanlarını burada eğit” yaklaşımıyla sağlanan proje destekleri,

• E-ticaret, bulut bilişim, sayısal üretim teknolojileri ve süreç yönetimi ve uluslararası üretim standartları konularında altyapı ve teknik danışmanlık,

• Daha nitelikli işgücünü yetiştirmek için yeni eğitim müfredatı oluşturma çalışmaları.

Endüstri 4.0 ile hayatlarımıza yepyeni kavramlar, yepyeni teknolojiler girmek üzere. KOBİ’lerin sayısal platformlar üzerinde etkinliğinin artması, işsizliği azaltmak, küresel ticaretteki durgunluğu aşmak, yeni sanayi devrimine hazırlanmak ve bu devrimden en büyük ölçüde yararlanmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Bu fırsattan yararlanabilmek için ise, devletin stratejik inisiyatifi öncülüğünde, devletüniversite-sanayi işbirliği, kalite yönetimi, standartlar ve üst düzey teknik eğitim/öğretim konularında iyi planlanmış ilerleme politikalarına gerek duyulmaktadır.

Ayşe Eser Baransel
BilişimAkademi ve Kalite Sistemleri Koordinatörü

Bu içeriklerde ilginizi çekebilir

Endüstri 4.0 ve KOBİ'ler

Dördüncü Endüstriyel Devrim gerçekleşeceği önceden haber verilen ilk sanayi devrimi.

Endüstri 4.0,  yeni bir devrim, bir toplumsal dönüşüm modeli. Dünyanın bütün toplumlarını değiştirecek yeni bir düzen kurulmak üzere. Dünya kendisini geleceğe taşıyacak sürdürülebilir bir ekonomik oyun planı arayışında. Bu koşullarda da her yurtseverin aklına şu sorular geliyor doğallıkla:

Makalenin devamını görmek için tıklayınız.